İçeriğe geç
Gerçek Tek Medya

Yaşamın pratik yüzü, burçların renkli yorumu

Hayvanlar

Evcil Hayvanlara Verilmemesi Gereken Yiyecekler

Çikolatadan soğana, tuzdan pişmiş kemiğe kadar kedi ve köpekler için riskli gıdalar; güvenli alternatifler ve zehirlenme durumunda yapılması gerekenler.

İdil Saran 4 dk okuma

Sofrada yemek yerken ayaklarınızın dibinde bekleyen o bakışa dayanmak zordur. Küçük bir lokma vermek zararsız görünür; ama insanlar için sıradan olan pek çok yiyecek, kedi ve köpeklerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunun nedeni yalnızca miktar değil, metabolizma farkıdır: bir maddeyi bizim vücudumuz saatler içinde işlerken, aynı madde bir kedide birikip zehir hâline gelebilir. Bu yazıda evcil hayvanlara verilmemesi gereken yiyecekleri ve güvenli alternatifleri ele alıyoruz.

Neden insan yemeği risklidir?

Kedi ve köpeklerin sindirim sistemi, insan mutfağına göre evrimleşmemiştir. Kedi zorunlu etçildir; belirli amino asitleri yalnızca hayvansal kaynaktan alabilir ve karbonhidratı verimli kullanamaz. Köpek daha esnektir ama onun da tuz, yağ ve baharat toleransı düşüktür. Ayrıca vücut ağırlığı farkı hesaba katılmalıdır: bir insan için önemsiz bir miktar, beş kiloluk bir hayvan için oransal olarak çok büyük bir dozdur. Sorun genellikle yiyeceğin kendisinde değil, bu ölçek farkındadır.

Kesinlikle verilmemesi gerekenler

Çikolata ve kakao, köpeklerde kalp ritmi ve sinir sistemi üzerinde toksik etki gösterir; bitter çikolata sütlüden çok daha tehlikelidir. Soğan, sarımsak, pırasa ve arpacık soğanı hem çiğ hem pişmiş hâlde kırmızı kan hücrelerine zarar verir. Üzüm ve kuru üzüm bazı köpeklerde çok küçük miktarlarda bile böbrek yetmezliğine yol açabilir. Avokado, makademya cevizi, çiğ hamur ve alkol de bu listenin değişmez maddeleridir. Şekersiz sakız ve diyet ürünlerinde bulunan tatlandırıcılardan biri, köpeklerde kan şekerini tehlikeli biçimde düşürür.

Tuz: en çok küçümsenen tehlike

İnsan yemeklerinin çoğu, evcil hayvanların günlük ihtiyacının kat kat üzerinde tuz içerir. Tuzlu atıklar aşırı susama, kusma, titreme ve ileri durumlarda böbrek yükünde artışa neden olabilir. Cips, salamura, zeytin, sucuk ve çorba artıkları bu açıdan özellikle risklidir. Tuz konusundaki hassasiyet aslında hane halkının tamamı için geçerli; günlük alımı azaltmanın yollarını tuz tüketimini azaltmanın yolları başlıklı rehberde bulabilirsiniz. Mutfakta tuzu azaltmak, sofra artığı kaynaklı riskleri de doğrudan düşürür.

Süt ve süt ürünleri

Kedilere süt verme alışkanlığı, çizgi filmlerden kalma yaygın bir yanlıştır. Yetişkin kedilerin büyük bölümü süt şekerini sindiremez; sonuç genellikle ishal ve karın rahatsızlığıdır. Köpeklerde de durum benzerdir. Yoğurt ve peynir daha az laktoz içerse de yağ ve tuz oranı yüksektir. Su, her zaman en doğru içecektir. Yavru hayvanlar için ise inek sütü uygun değildir; onlara türüne özel mama sütü verilmelidir.

Kemik meselesi

"Köpek kemik yer" inanışı doğru gibi görünse de ayrım önemlidir. Pişmiş kemik, özellikle tavuk ve balık kemikleri kırıldığında keskin parçalara ayrılır ve sindirim yolunu delebilir. Bu, acil cerrahi gerektirebilen ciddi bir durumdur. Çiğ ve iri kemikler daha az risklidir ama diş kırılması ve bakteri riski taşır. Çiğneme ihtiyacını karşılamak için veteriner onaylı çiğneme ürünleri, kemikten çok daha güvenli bir tercihtir.

Güvenli sayılabilecek yiyecekler

Her insan yiyeceği yasak değildir. Sade haşlanmış tavuk göğsü, tuzsuz pişmiş hindi, haşlanmış yumurta, sade pirinç, kabak, havuç ve yeşil fasulye çoğu köpek için güvenlidir. Elma çekirdeği çıkarılmış hâlde verilebilir. Kediler için ise en uygun ek besin sade pişmiş ettir. Bu ürünler bile toplam beslenmenin küçük bir yüzdesini geçmemeli; ana besin her zaman türe ve yaşa uygun mama olmalıdır.

Ödül verirken oran kuralı

Beslenmede pratik bir kural vardır: ödüller günlük kalorinin yaklaşık yüzde onunu geçmemeli. Bu sınır aşıldığında ana mamanın dengeli içeriği bozulur ve hayvan gerekli vitamin ve mineralleri alamaz. Ayrıca fazla ödül, obezitenin en yaygın nedenidir. Kilo fazlası eklem sorunlarından şeker hastalığına kadar birçok sorunun zeminini hazırlar. Ödülü küçük parçalara bölmek, hayvanın gözünde miktarı değil sıklığı önemli kıldığı için işe yarar.

Mutfakta alınacak önlemler

Zehirlenmelerin büyük bölümü kasıtlı verilen yiyeceklerden değil, ulaşılabilir bırakılan malzemelerden kaynaklanır. Tezgâh üzerinde bırakılan çikolata paketi, yere düşen bir üzüm tanesi, açık duran çöp kovası ya da masada unutulan hamur bunun tipik örnekleridir. Kapaklı çöp kovası kullanmak, kuru gıdaları kapalı dolapta saklamak ve mutfak tezgâhını boş bırakmak basit ama etkili önlemlerdir. Misafirlere hayvanı beslememelerini önceden söylemek de gereklidir.

Zehirlenme belirtileri ve ilk adım

Kusma, ishal, aşırı salya, titreme, halsizlik, dengesiz yürüyüş ve nefes değişiklikleri dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. Şüpheli bir yiyecek yendiğini biliyorsanız belirti çıkmasını beklemeyin. Kendi başınıza kusturmaya çalışmak bazı maddelerde durumu ağırlaştırır. Yapılacak doğru şey, alınan maddenin ambalajıyla birlikte en kısa sürede veteriner hekime ulaşmaktır. Miktar ve zaman bilgisi, tedavi kararını doğrudan etkiler.

Sofra düzenini baştan kurmak

Uzun vadede en etkili çözüm, hayvana sofradan yiyecek vermeyi hiç başlatmamaktır. Bir kez verilen lokma, bir daha vazgeçilmesi zor bir beklenti yaratır ve yemek saatlerini sürekli bir pazarlığa dönüştürür. Ailedeki herkesin aynı kuralı uygulaması şarttır; tek bir kişinin gizlice vermesi tüm düzeni bozar. Yemek saatinde hayvana kendi mamasını ayrı bir köşede vermek, hem beslenmeyi düzenler hem de sofrayı herkes için rahat bir yere çevirir.