İçeriğe geç
Gerçek Tek Medya

Yaşamın pratik yüzü, burçların renkli yorumu

Yeme İçme

Sofrada Boğulma Riski: Yiyecek Soluk Yoluna Kaçtığında Ne Yapmalı

Nefes kesildiğinde saniyeler önemli. Kısmi ve tam tıkanmayı ayırmak, yetişkin ve bebekte doğru müdahale, yapılmaması gerekenler ve riski azaltan alışkanlıklar.

Nehir Tanören 4 dk okuma

Sofrada birinin nefesi kesildiğinde geçen saniyeler çok kısadır. Buna rağmen bu durumla karşılaşanların büyük bölümü ilk anda hiçbir şey yapamaz. Ne olduğunu anlamak, yanlış bir şey yapmaktan korkmak ve panik hissi bir araya geldiğinde beden olduğu yerde kalır. Bu tepki bir ilgisizlik değildir; tehdit karşısında ortaya çıkan doğal bir yanıttır.

Nitekim tehlike anında donup kalmak, en sık yargılanan ama en yaygın savunma tepkilerinden biridir. Bu tepkiyi azaltmanın bilinen tek yolu, ne yapılacağını önceden bilmektir. Adımlar zihinde hazır olduğunda, o an karar vermek gerekmez.

Yiyecek neden soluk yoluna kaçar

Yutma sırasında soluk borusunun girişi kısa süreliğine kapanır. Bu düzen, konuşurken, gülerken ya da aceleyle yutulduğunda bozulabilir. O anda ağızdaki parça hava yoluna girer.

Risk özellikle küçük çocuklarda ve ileri yaştaki bireylerde yüksektir. Çocuklarda çiğneme becerisi henüz gelişmemiştir; yaşlılarda ise yutma refleksi zayıflayabilir ve diş sorunları çiğnemeyi zorlaştırır. Aceleyle yemek, ayakta yemek ve yemek sırasında konuşmak riski herkes için artırır.

Kısmi ve tam tıkanmayı ayırmak

İlk yapılacak şey, durumun hangisi olduğunu anlamaktır. Kişi öksürebiliyor, konuşabiliyor ve nefes alabiliyorsa tıkanma kısmidir. Bu durumda en etkili şey kişinin kendi öksürüğüdür.

Bu aşamada sırtına vurmak ya da müdahale etmek genellikle gereksizdir ve durumu kötüleştirebilir. Yapılması gereken, kişiyi öksürmeye teşvik etmek ve yanında kalmaktır. Su içirmek de doğru değildir; hava yolu zaten kısmen kapalıdır.

Tam tıkanmanın belirtileri

Kişi konuşamıyor, ses çıkaramıyor, öksüremiyor ve nefes alamıyorsa tıkanma tamdır. Elleri boğazına götürmesi, yüzünde renk değişimi ve panik ifadesi tipik belirtilerdir.

Bu durumda beklemek yerine hemen harekete geçmek gerekir. Aynı anda çevredeki birinden acil sağlık hizmetini araması istenmelidir. Yalnızsanız önce yardım çağırıp ardından müdahaleye başlamak gerekir.

Nasıl müdahale edilir

Yetişkinlerde ve bir yaşından büyük çocuklarda uygulanan yöntem iki bölümden oluşur. Önce kişinin arkasına geçilir, gövdesi hafifçe öne eğdirilir ve iki kürek kemiği arasına elin topuğuyla arka arkaya beş kez sert vuruş yapılır. Her vuruştan sonra tıkanıklığın açılıp açılmadığı kontrol edilir.

Bu işe yaramazsa karın bölgesine bası uygulanır. Kişinin arkasında durup kollar beline dolanır, bir el yumruk yapılıp göbek ile göğüs kafesinin alt ucu arasına yerleştirilir, diğer elle kavranır ve içeri ve yukarı doğru hızlı bir hareketle beş kez bastırılır. Sırta vuruş ve karına bası, tıkanıklık açılana kadar dönüşümlü sürdürülür.

Bebeklerde farklı uygulanır

Bir yaşından küçük bebeklerde karına bası uygulanmaz. Bebek, kolun üzerine yüzüstü ve başı gövdesinden aşağıda kalacak biçimde yatırılır; kürek kemikleri arasına elin topuğuyla beş kez vurulur.

Ardından bebek sırt üstü çevrilir ve göğüs kemiğinin alt yarısına iki parmakla beş kez bası uygulanır. Bu iki adım dönüşümlü tekrarlanır. Bebeklerde müdahale sırasında başın desteklenmesi ve boynun korunması şarttır.

Yapılmaması gerekenler

Ağza parmak sokup körlemesine bir şey aramak, cismi daha derine itebilir. Yalnızca ağızda görünen ve kolayca alınabilecek bir parça varsa çıkarılır.

Kişiyi ayakta tutmaya çalışmak, su içirmek ya da sırtına gelişigüzel vurmak diğer yaygın hatalardır. Kişi bilincini kaybederse yere yavaşça indirilmeli ve temel yaşam desteği başlatılmalıdır; bu aşamada profesyonel yardımın çoktan çağrılmış olması gerekir.

Sonrasında değerlendirme

Tıkanıklık açılsa bile kişi bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Karına uygulanan bası iç organlarda zorlanma yaratabilir. Ayrıca parçanın bir bölümü hava yolunda kalmış olabilir.

Sonrasında öksürük, hırıltı, yutkunma güçlüğü ya da göğüs ağrısı sürüyorsa bu değerlendirme gecikmeden yapılmalıdır. Olay sırasında yaşanan korku da normaldir; birkaç gün süren tedirginlik olağan bir tepkidir.

Önlem almak

Bu durumların çoğu birkaç basit alışkanlıkla önlenebilir. Yavaş yemek, iyi çiğnemek, yemek sırasında konuşmayı ve gülmeyi azaltmak, ayakta ve hareket halinde yememek en temel önlemlerdir.

Küçük çocuklarda ayrıca yiyecek seçimi önemlidir. Bütün fındık ve fıstık, sert şeker, üzüm gibi yuvarlak ve kaygan yiyecekler risklidir; küçültülerek ya da ezilerek verilmelidir. Çocukların yerken oturması ve gözetim altında olması gerekir. Yaşlı bireylerde ise diş ve protez sorunlarının giderilmesi, yutma güçlüğü varsa değerlendirilmesi doğrudan koruma sağlar.

Bilmek panikten daha güçlüdür

Bu adımların ezberlenmesi zaman almaz ve bir kez öğrenildiğinde yıllarca hatırlanır. Asıl fark, o an ne yapılacağını bilmenin donup kalma süresini kısaltmasıdır.

Evde yaşayan herkesin bu temel bilgiye sahip olması, tek kişinin bilmesinden çok daha değerlidir. Uygulamalı bir ilk yardım eğitimi almak ise en etkili yoldur; birkaç saatlik bir kurs, gerektiğinde saniyeler kazandırır.